Menu

Öykü

Edebistan Tüm Yazılanlar

  • HASAN DAYI
    HASAN DAYI

    — Amca, kaç yaşındasın? —Yetmiş sekiz, dedi Hasan Dayı. Bunu biraz sıkılgan ve çekingen bir ses tonu ile söylemişti. Sanki dilencilik yapıyor...

  • BAHTİYAR
    BAHTİYAR

    O’nu görüyorum. İçim bir tuhaf oluyor. Yolumu değiştirmek istiyorum, o an o tenha yolda kaybolmak, görünmez olmak istiyorum ama olmuyor. Gözlerini g...

  • YAĞMUR
    YAĞMUR

    Bu sabah da güneş vurmuyordu pencereden. Birkaç gündür odanın dört tarafını gri bir renk kaplıyor, meftun olmadığımız karanlık ruhun ötelerinde yer ...

  • DÖNÜŞ
    DÖNÜŞ

    İşte her şey bitmişti… Hâlbuki onu ne çok seviyordu. Hayatına giren, kalbinin en mahrem yerine otağ kuran ilk ve tek erkekti; kocasıydı. Sevmek ...

  • BİR MEKTUP
    BİR MEKTUP

    Zücaciyenin vitrinini seyrediyorum. Dakikalar geçti. Cam, porselen ve naylon. Hatta biraz da elektrikli ev eşyalarının ağırlığı var çeşitlerin tüm...

  • ZAMANLA KONUŞAN ADAM
    ZAMANLA KONUŞAN ADAM

    “Üzerinden seğirterek geçip gitmek istediğim yer, ayaklarımın altından kayıp giderken sonsuz bir vinç omuzlarımdan tutup darağacına çekiveriyor. Kar...

  • BİR YAŞAMAK DÜŞÜNMEK
    BİR YAŞAMAK DÜŞÜNMEK

    Yağmurlar başlayacak. Adam, şehirde yalnız kalacak. Kocaman, upuzun bir yaz beklemişti. Sıcaklar dağlardaki taşları eritiyordu. Bir sedir ağac...

  • SİYAH AT
    SİYAH AT

    Gözlerini ovuşturarak uyandı. Meşe ağacına yaslanıp biraz dinlenmeyi düşünmüştü. Avladığı bir keklik ile birkaç bıldırcını öğle vakti külbastı y...

  • üslup meselesi
    üslup meselesi

    Program sunucusu, kadın yazara “Sizin yazılarınızı okuduğumda, kendimi bir sarayda hissediyorum. İncecik işlemeler, Türk işleri, ipek halılar... İna...

  • site
    site

    Sırtından çantasını, omzundan su kabını ve beslenme çantasını yere attı, onların peşinden de kendisi çöktü. Reddedilmesi güç bir ses tonuyla: ...

  • çocukça
    çocukça

    Gün boyu evde hep kara bulutlar gezindi sanki. Her fırsatta karamsarlık ile yıkandık. Teneffüs ettiğimiz hava böyle olunca, her konudan, her durumda...

  • cilalı ayakkabı
    cilalı ayakkabı

    Ben işsiz bir adamım. İşsiz ve cilasız. Bir adam eğer benim gibi işsizse, ve bu işsizlik yüzünden neşesini kaybetmişse, kaybolan neşesi yüzünden ...

  • atama kapısı
    atama kapısı

    Meczup, dedi kendi kendine. Böyle hikâyeleri çok dinlemişti büyüklerinden. Kafasında oluşan düşünceler şüphe üzerine kuruluydu. Ya gerçekten m...

  • gölge korkusu
    gölge korkusu

    Bir mütevazı dostun vedası gibidir, yalnızlık… Her kırdığın kalbin sende bıraktığı izdir. Bazılarını sevindirir. Gururunu yüceltir hatta. Oysa ...

  • kırtasiyeci çocuk
    kırtasiyeci çocuk

    Onu ne zaman görsem aynı duyguya kapılıyorum. Ben yokuş iniyorum otobüse ulaşmak için belki de her gün, o yokuş çıkıyor baba yadigârı, ekmek kapısı ...

  • iz
    iz

    Genişleyip derinleşen, hummalı, sermedi bir lezzet hissetti. Her şey ona atıf, ondan bir izdi. Aşk hem tüm dengelerini oynatan, hem de yerini kara...

  • son tren
    son tren

    Artık yapacak hiçbir şey kalmamıştı… Düşünceleri karmakarışıktı. Derin bir uykudan uyanmış gibi hissediyordu kendini. Hastane bahçesinde, çam a...

  • yol arkadaşı
    yol arkadaşı

    Sabahın erken saatleri… Güneş tepeye çıkmış, yol bulduğu bütün deliklere ışığını veriyordu. Otobüs şehre girdiğinde Nesrin yeni uyanmıştı. Yol ar...

  • arabacı
    arabacı

    Köşedeki, maviye boyalı apartmanın zemin katında bir kahvehane var ya, işte orada buldum onu. Okey oynuyordu: “işler kesat bu ara, üç haftadır işsiz...

  • ayşe teyze
    ayşe teyze

    Nedenini bilmiyorum ama mahallenin çocukları olarak korkardık Ayşe Teyze’den... Garip sayılabilecek bir görüntüsü vardı. Hala o saf, duru köylülüğü ...