“Söz uçar, yazı kalır” deriz... Yazının kalıcılığına dair bir vurgu yapmak için kullanırız bu cümleyi... Sadece bunun için mi? Yazanlar / yazılanlar için bir uyarı olarak da kullanırız onu... “Bak yazılan kalıyor; yazdıkların, senin kendi ellerinde ürettiğin belgelerdir, o halde ayağını denk al!” Mürekkebin, insana çektiği tatlı bir numaraya dönüşür böylece yazı... “Sen misin, hakikat (ses) aleminden, sözü gasbedip, benimle söze [...]
Ömer Lekesiz’in Ateşten Kelimeler’ini (Selis 2009) okuduktan sonra iki hal içre buldum kendimi. Fakat iki ayrı hal değil, Tanpınar’ın ifadesiyle yekpare bir an içinde iki hal: heyecan ve melal. Heyecanın failleri: Sanki dilim ateşe tutulmuş; hem korku hem haz. Korkunun besleyeni, söylenilenlerin, söyleyenlerin, simgelerin, imgelerin, geçmişin, anın, geleceğin “ateşten kelimeler”le kuşatıldığını hissetmek. Kelimenin dışında bir [...]
“Hayatın çeşnisini, zenginliğini, özgür açılışlarını; kendine özgü, derûni bir hassasiyetle sunmaya çalıştım. Başarabildimse ne mutlu! Böylece bir yazarın kalem renklerini, edebiyat sesini, maharetini de, ortaya serilmiş göreceksiniz. Ve karar vereceksiniz.” Diyor, Hüzeyme Yeşim Koçak, “EDEBİYATÇIysam ne OLAYIM” isimli yeni öykü kitabında. Ve coşkulu, şiirsel, vaatkâr sayfalarda cezbedici bir sanat zevkine, okuru davet ediyor. İroni, çarpıcılık ve “Edebiyat kokusu hiçbir [...]
İnsanımız, İslam kültürü ile tanışalı mitolojiye biraz mesafeli durmuş, bu boşluğu da tabiri uygunsa masalsı destanlarla doldurmuştur. Avatar sinema filmi, çekimleri daha bitmeden gerek maliyeti, gerekse de 3D formatında çekiliyor olmasından dolayı çok dillenir oldu. Gösterime girmesiyle beraber dillerde iyice sakız halini aldı. Evvela herkesin hakkında bu kadar çok bir şey söylediği bir mevzuda benden [...]
1958’de ölümünden kısa bir süre önce, Andre Bazin İkinci Dünya Savaşı sırasında yazdığı sinema üzerine yazılarını tekrar gözden geçirmeye başlar. Aklındaki dört ciltten, 1958’de basılan ilki sinemanın ontolojik temeli üzerinedir veya Bazin’in diliyle, bir gerçekçilik sanatı olarak sinemadır. Bazin birinci cilde, eğer plastik sanatların psikoanalizi yapılırsa, sanatsal üretimin temelinde ölüyü korumak güdüsüne dayandığını söyleyerek başlar. Eski [...]
01 Şubat 2010 KADİR CANATAN
Muhafazakârlık, bir dünya görüşü
01 Şubat 2010 NECLA ORHAN
Bir delinin anıları işte, sen bana bakma
01 Şubat 2010 GÜRSEL ÇOPUR
Kirpiklerimde çağıldar hissiyatım Mefluç zeminden
01 Şubat 2010 CEMAL ŞAKAR
Sanatın özerkliği problemi, Batıda burjuva
01 Şubat 2010 HÜZEYME YEŞİM KOÇAK
Program sunucusu, kadın yazara “Sizin yazılarınızı
01 Şubat 2010 GÖNÜL YONAR UTKU
I. Şerh; çeşitli alanlarda
