Menu
AKİF HASAN KAYA İLE SÖYLEŞİ
Söyleşi • AKİF HASAN KAYA İLE SÖYLEŞİ

AKİF HASAN KAYA İLE SÖYLEŞİ

Akif Hasan Kaya, uzun zamandır dergilerde yayımladığı öykü birikimini kitaplaştırdı. Islak Kibritler, Okur Kitaplığı tarafından yayımlandı. Öykülerinde sade bir dil kullanan Kaya, şiirsel anlatımıyla dikkat çekiyor. Eserlerinde öykünün bütün imkânlarını kullanmaya çalışan yazar, fantastiğe dair de güzel örnekler vermiş.

Akif Hasan Kaya’yla kitabını ve öyküyü konuştuk.

-Konuşmamıza genel bir soruyla başlamak istiyorum. Öyküyü hayatınızda nasıl bir zemine oturtuyorsunuz, öykü sizin için ne anlam ifade ediyor?

-Bir dil ve imkân olarak, söylemek istediklerime ortam sağlayan bir araç olarak görüyorum öyküyü. Ama araç falan dememe bakarak, öyküyü küçümsediğim sanılmasın. Ben öyküye inanıyorum ve güveniyorum. Bu sebepten öyküye çok zaman harcıyorum, kafa yoruyorum. Okumalarımı hep öyküyü merkeze alarak yapıyorum. Okuyucuya bir şeyler söylemeye anlatmaya çalışıyorum. Bunun bir sorumluluğu var. Bunu bilerek ve hissederek eser vermeye çalışıyorum. Okuyucu okuduğunun kurgu olduğunu biliyor ama bir taraftan da yazarın söylediklerini, öykünün anlattıklarını dikkate alıyor. Bu basit bir şey değil. Buradan bakınca, öykü bir araç evet, ama önemli bir araç.

-Öyküleriniz genel itibariyle vicdani hassasiyetin en uç noktalarından örnekler içeriyor. Neden daha genel geçer konulardan bahsetmiyorsunuz?

-Aslında cevap sorunuzun içinde saklı. Malum genel ve geçer olan, gelir ve geçer. Ondan geriye bir şey kalmaz. Sizin deyiminizle söyleyecek olursak “Vicdani hassasiyet” önemli bir nokta. Madem yazıyorum, bir yer işgal ediyorum, beni rahatsız eden şeyleri yazmalıyım diye düşünüyorum. Bazı olayları öyküleştirerek edebiyatın alanına çekmek ve edebiyatın da meselesi yapmaya çalışmak lazım.

- “Yok” adlı öykünüzde: “eskiden ölmekten korkardım, şimdi yaşamaktan ödüm kopuyor” diyorsunuz. Kahramanınıza, yaşamın hangi yönleri korkutucu geliyor?

-Öykünün göndermeleri hemen herkesin malumu. Yok adlı öyküde, otuzlu yaşlarını yaşamakta olan birinin, gençliğinin bir kesitini sorgulamasını anlatmaya çalıştım. Kahramanın, yaşadığı derin hayal kırıklıkları sonucunda söyledi bir söz bu. İnsan olarak acizliğimiz, zayıflığımız, güçsüzlüğümüz… Öykü bir bütün olarak okunduğunda söz konusu cümle daha iyi anlaşılacak sanıyorum.

-Peki, neden “Islak Kibritler”?

-Islak Kibritler’in bir imge olarak bende bir karşılığı var elbette. Ama bunu burada paylaşarak, okuyucunun muhayyilesindeki “Islak Kibritler” imgesine müdahale etmek istemem açıkçası. Her okuyucu kendine göre bir yere koyacaktır. Kısaca bir şey demem gerekirse; belki de kibritlerin ıslak olması, çıkması muhtemel yangınları engellemek için iyidir. Başka; kibritler ıslak bile olsa aslını yitirmemişse kuruduğunda işe yarayabilir.

-Özellikle Siyah, Fısıltı, Eflatun gibi öyküleriniz okuyanın damağında şiirsel bir tat bırakıyor. İleride bu tip öykülere devam mı edeceksiniz; yoksa Bir Kış Masalı veya Dönüş öyküsü gibi gerçeküstücülüğe veya fantastiğe kayan öyküler mi okuyacağız kaleminizden?

-Bir meseleyi öyküleştirirken, bunu şöyle yapayım, böyle yapayım diye düşünmüyorum açıkçası. Öyküyü kurgularken en iyi nasıl anlatacağıma inanıyorsam, o yöne doğru bir eğilim oluyor. Fantastik, olağanüstü veya sizin değiminizle şiirsellik öykünün imkânları içinde var zaten. Yazarken bütün bu imkânları sonuna kadar zorlamaya çalışıyorum. Burada asıl önemli olan, öykünün bileşenlerini en iyi şekilde kullanarak ortaya iyi bir eser çıkarabilmek. Yoksa sadece şu türde öyküler yazacağım demem yanlış olur. Kısmet diyelim.

-Öykümüzün bu günü konusundaki düşünceleriniz?

-Aşkar dergisinin öykü editörlüğünü yürütüyorum. Gelen öyküler beni sevindiriyor, umutlandırıyor. Dergilerde yazanlar çoğalıyor. Öykü kitapları ilgi görüyor. Nitelikli eserler verenler çoğaldıkça öykü daha iyi yerlere gelecek diye düşünüyorum. Kısaca, öyküde iyi şeyler oluyor.

İSMAİL

1983, Kayseri-Develi doğumlu. Selçuk Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden 2005’te mezun oldu. Öyküleri Muhayyel, İtibar, Post Öykü, Aşkar, Temmuz, Hece Öykü, Mahalle Mektebi, Yumuşak G dergilerinde yayınlandı.Eserleri:Öykü: Gergin Bir Yay(2014), Sonrası(2015), Deliliğin Evrensel Tarihi(2019)Roman: Ölüm Kadar Güzel(2017)...

Diğer Yazıları