Menu
SAYENDE KENDİMİ KEŞFEDİYORUM...
Haberler • SAYENDE KENDİMİ KEŞFEDİYORUM...

SAYENDE KENDİMİ KEŞFEDİYORUM...

aslında sana hayranım. hayranlığımı bu kadar doğrudan ve peşi ifade etmek, itiraf etmek benim için faideli mi olur, zararlı mı, umurumda değil. bunu belli etmemeğe koşulmakdan yoruldum. farkında olup olmadan bunu kendimden saklıyor ve sana da belli etmeme yolunda bahaneler uyduruyordum. içden içe de bir rahatsızlık duyuyordum.bu rahatsızlık murur–ı zamanla yük ve yorgunluk haline gelince, içime bakdım, seninle ilgili içimi dinledim. meğer sana hayranmışım. benim senelerdir gerçekleştiremediğim pek çok şeyi sen gerçekleştirdiğin için...

insan çoğunlukla, işte böyle, hoşuna gitmeyen, tedirginlik veren şeyin derindeki (hakiki) sebebini kolay anlayamıyor.

sana demediğimi, etmediğimi bırakmadım. aslında sen haklıydın...

çoktandır sorduğum, içden içe beni uğraştıran sorunun cevabına ulaşmışlığın dile gelişidir bu ikrar, bu itiraf: senin bana en büyük iyiliğin, ta derinliklerime dek beni rahatsız eden, uyutmayan, uyandırdığın endişe ve soru işaretleri.. sonucunda, insanı, ve, bir insan olarak kendimi tanıma başlamam.

senin derinliklerini keşfetmek niyetindeyken, kendi içime dalıp geziniyormuşum.

bu, düşünülmeden, üzerinde durulmadan geçilecek bir şey değil.

senin derinliklerini, kendi derinliklerimde arıyormuşum.

seni derinliklerimde ararken, seninle ilgili bulduğum her şeyle, insan olarak kendimi ve seni bulmanın yanında, olaylara, canlı ve cansız varlıklara, ya’ni, dünya ve hayatın alt nehirlerine dalıp algılama, görülen gerçekliklerin ötesindeki, altındaki ve arkasındaki hakikatleri görüp anlama yoluna koşuldum.

bir insan (olarak sen), bundan daha sağlam bir gerekçeyle teşekkürü ender hakedebilir.

sayende kendimi tanıyorum.

harlattığın (ve durmadan üfleyip söndürmediğin) tedirginlik (ateşi) sayesinde (ışığında) dip keşiflerde bulunuyorum. çok az insana nasib olacak keşiflerde...

beni kâşif eden, keşif boyunduruğuna koşan engin ve dipsiz ummanlar, yüksek ve sarp dağlar, nefes kesici mağaralar, uçsuz bucaksız ovalar ve sahralar, fırtınalar, bulutlar, şimşekler, gökgürültüleri ve güneşler.. dolu nihayetsiz bir ülkesin sen.

/

kendini keşfetmek ne?
kendini bulmak, özüne kavuşmak.
bela’yı bulmak.
evine dönmek.
aynen bir koyunun aid olduğu sürüsünü bulup katılması, katışması.
kül olmak. derenin denize, cüz’ün külle kavuşması.
parça bütününden ayrıyken tedirgindir. zihin kapalı, şuur ışıksız, göz görüşsüzdür.
bütünleşmek sevinçdir, mutlulukdur.
odunun ateşde külleşmesi: arınma: aydın görüş.
aydınlık mutlulukdur.
akıl, aydınlıkda tedirginlikden kurtulur, nurlanır, görür.
görmenin mutluluğu:
akıl başka bir şey değildir,
vesselam.

_  _
*/*
-

o canlar ki bilyalaşmış
yuvarlanır elsiz ayaksız
düşen yapraklar gibi
keşfe yeltenir dipsizliği

artık yollar hâle
geceler aylâ doludur
soludukça yeraltı ırmakları
sırça sallar sallanır
geçilen samanyoludur

sarsılır kandiller düşüp şakkolur
şamar şamar bir yangın başlar
kristal merceklerde pâre pâre hâreler

anlayan birden anlar
bir elin kolladığını
durmaz hemen yollanır

arzı deler de gündüz
ayaklanmış bir şakül gibi
gece bir kısrak şahlanır
aklı paralar gibi

ve paralar da küllerini aklımın
yeraltı ırmaklarına dalar

Diğer Yazıları