Menu
Siyah Öfke
Deneme/İnceleme/Eleştiri • Siyah Öfke

Siyah Öfke

Ayrımcılık örgüsüne isyanıydı kara ırkın, kömür tenin altından fışkıran bastırılmış hiddet. Toprağından koparılan esmer çiçeklerin, ‘beyaz medeniyet’ tarafından renkli plastik vazolara tıkıştırılmasına duyulan nefret ve konsantre öfkenin ayağa kaldırdığı muvaffakiyet kazanamamış sersefil bir şiddet.

Asi kimliğine bir emrivaki ile yapıştırılmış olan köle ismini reddedip bilinçli bir başkaldırıyla “X” diye tanımladı emanet varlığını. Kara kıtalı onurlu atalarından kalan ve reddimirası kabil olmayan büyük, çok büyük bir yük yüklendi sırtına.   

Ne çok susturulmuş çığlıklar birikmişti içinde; dursuz duraksız konuşuyor, konuşuyordu. Beyaz insanın sergilediği zulmü normalleştirmeye zorlanmasına ve iskeleti olmak durumunda bırakılmasına yeni kıtanın, parmak uçlarına kadar hışım doluydu. Söndürülemeyeceğine inandığı kıyam yangınının ilk kıvılcımı olmuştu. Tek bedenden çıkan güçlü ses, bir infilak silsilesiyle sarsmıştı ortalığı, bozmuştu milyonların suskunluğunu. Elindeki özgürlük taşıyla Filistinli bir çocuktu o. Büyük bir umutla kara ırkının ‘bahtı kara’lığını dağıtmak için aydınlık yarınlar fırlatıyordu beyaz adamın üzerine durmadan. Baştan ayağa rizikolu bir tecimde ortaya koyduğu canıyla göze diken olan dolu dolu bir hayat, çekmişti üzerine bütün şimşekleri bittabi. Beyaz insana yaraşır menfur edim, budala siyah tenliler eliyle ifa edildi rezilcesine.    

Özgür atalarından devraldığı çetin mirası, beyaz adamdan o bariz ayrımlılığı yani, kolayca kaldırılabilirdi ortadan, akıtılarak damarlarındaki taşkınca dolaşan. Ki müteheyyiç gözler önünde döküldü kan, siyah derisinden herkesinki gibi kırmızı akan. Tetikçi üç el ile kapatıldı hesap, ödendi ten renginin ömürlük kirası. 

Trajikomik bir şekilde kıymete bindi ‘Işık saçan siyah prens’. Ruhu bedeninden ayrı düşünce sahiplendiler peş peşe mevtinin ardından, Milliyetçiler, siyah Marksistler, Troçkistler. Adıyla şereflendi domuz restoranları bile ve meydanlar, tabelalar hatta. İncil’i es geçtikleri de oldu zaman zaman. Devlet memurluğu yemin töreninde, Autobiography’ye bastı bir nisa siyah elini. Kitapları yüz binlerce nüshayı aştı ve efsane oldu o ateşin konuşmaları. Harlem’in aşina her köşebaşına, parmak sallayan posterleri asıldı. 

Hayali bile kurulamayanı düşünmekti, söylemekti Malcolm yahut cesaret edilemeyeni, canı pahasına mücessem bir yaşam kılmaktı gözünü karartıp. Tek başına giriştiği haklı kavgası, en şöhretli trajedilerle gitti atbaşı ve adını yazdırdı tarihe SİYAH harflerle, hürriyet savaşçılarının mihenk taşı.   

Salih

Çankırı’da doğdu. İlk, orta ve liseyi Çankırı’da okudu.  Anadolu Üniversitesi. (AÖF) İş İdaresi bölümünü ve Konya Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesini bitirdi. Konya’da ikamet ediyor. Salih Elyesa müstearıyla Konya’da yerel bir gazetede köşe yazıları yazdı.

Diğer Yazıları