Menu
TULYA
Şiir • TULYA

TULYA

kaynağını uçurumlardan almış bir yazda

avucumda dövmesi kaldı baharın

biraz karmaşık

ve abartılmış

ya da anlaşılmaz

bir yara izi gibi


hazanın soldurduğu ışık

söndürdü mum alevindeki humar bakışımı

bilemediğim yağmurlar yağdı

aşılamaz soğukta pekişen kışa

zaman uçtu uçacak sonsuz bozkırda

son savrulan harman gibi


az kaldı

sayfalar dolusu ahker bırakacağım

boğaza yapışan bir kuraklıkta

bu romans ve taş basması imgelerim var ya

fısıldaşıp karışacak kayıp seslere

karanlığı derin bir gecede

ağıtları çıkarıp koyacağım ortaya

baykuş sesleri cümle yanımdayken

uzayıp bedenimin gölgeleri

ağırlaşacak gün yüzümde


belki

öyle kurak olacak ki mezarım

yılan yatağına mesken

nevruz gülleri açan mezarlıkta

sevgisiz başımda akrep gezecek

korkunun titretişine kalacak etim

toprak gömecek tüm izlerimi


biliyorum

karışırken burgaçta çürümüş güller

kayalarda parmak izlerim kalacak

bir gün artığını gösterirken önümdeki takvimler

ve kapılar kapanırken

ve sonbaharın ayakucu bana değmişken

/kımıltısız


narları çağırmalı şimdi

arduvaz gök altında

dağlara duman devrilirken

dedim lime lime çözülüyorum

beyaz ketenden küçük bir form içinde

yaşamdan başka bir gerçeğe

tüm Tulya’nın cevherlerini hissediş biçiminde

bendeki alakın firakından onca zaman geçti

anlar oldum

görür oldum

bilir oldum

uzun uzun düşünmeme gerek yokmuş

ve

bunca söze

aslında Sen hep oradaydın

işaret parmağımın

çizgilerinde saklanmıştın.

FATMA LEYLÂ

Hacettepe Üniversitesi Almanca Biyoloji Öğretmenliği’nden mezun oldu. Aynı üniversitenin Fen Fakültesi Sistematik Zooloji Bölümü’nde yüksek lisans yaptı. TÜBİTAK Deniz Bilimleri Çevre Araştırma Grubu’nun projelerinde araştırmacı olarak çalıştı. Şiirleri halen Edebi Kültür Dergisi sitesinde yayınlanmakta.