Menu
Hama, Humus, Halep, Guta, Mariupol, Bucha… Bitmeyen Geceyi Çizmeye Çalışmak
Şiir • Hama, Humus, Halep, Guta, Mariupol, Bucha… Bitmeyen Geceyi Çizmeye Çalışmak

Hama, Humus, Halep, Guta, Mariupol, Bucha… Bitmeyen Geceyi Çizmeye Çalışmak

Yağmurlar hep yağmur

Barış hep barış

Savaş hep savaş

Yanı başında kim olduğunu

unutturan SAVAŞ!


Yığınla hurda demir.

Parçalanmış gövdeler.

Masala benzemeyen

derin ve karanlık

sığınaklar.

Çamurun ses çıkardığı

siperler.

Isırganların bittiği

dar çukurlar.

Her karış toprak

ateş altında.

Gece gündüz

ateş yağıyor.

Ortalık demir

yığınla demir.

Mermiler ve kovanları.

Bozulan tanklar.

Patlatılmış

bomba yüklü araçlar.

Dağ gibi dikenli tel.

Yarı yarıya çürümüş

cesetlere,

doymuş toprak.

Haritadan ibaret

iskeleti kalmış isli evler,

yıkıntılar,

cam parçaları,

çamur her yer.

Yakıcı bombalar

fırtına bulutları gibi

peşinde insanların.

Zehirli gaz döne döne

yayılıyor.

Yuvarlanmalar,

debelenmeler,

yanmalar.

Kol, bacak kopuk.

Suratlara zehir,

pislik yapışıyor.

Çığlık kusmuk gözyaşı

eller vıcık vıcık

kan

kızıl çamur.

Parmağını emen

yeni doğmuş bebek,

sağılmayan inekler,

çılgın kediler, köpekler

neşenin hayatın kanın

ağır ağır boşaldığı kurbanlar

ölümcül itişmede.

Sokaklarda barikatlar ve karmaşa

Cehennem Çarşısı ortalık.

Uyumak yasak.


Gölgeler mor

kanı soluğu bütün oynak yerleri

kalbin her atışı

SAVAŞ!

Kanı emen gazlı bezlerin

can çekişenlerin

iniltilerin

hıçkırıkların

araçları sallayan

patlamaların

arasında acı

uyuşuyor.

Bütün gece gündüz

duraksız ıstırap.

Hep yakıcı karanlık.

Hastanelerde fenol kokusu.

Gazlı bezler ve paçavralar saçılmış.

Yataklar kan ve irin.

arada haykırışlar

ateşlilerin teri,

can çekişenlerin

boğulması

yüreklerin ürkütücü

mırıltısı her yeri sarar

vanilya, portakal kokulu

kent değil artık

ölü kokar bu şehirler.

Portakal, incir, zeytin ağaçları

başaklar, güller ve mermiler arasında

gidip gelmeler

kargaşalık rüzgârları arasında

çiçekler

soluk ya da parlak

pıhtılaşmış kanı andıran

koyu güller.

Ölebilirsen öl.

Konuşmadan.

Bakmadan.

Ağlamadan.

Kaçak yüzyıl

acele ediyor.

Dünyayı yalan idare ediyor.

Felce uğramış yürekler.


Kurtuluşu görmek mi?

Son sayfası koparılmış

kitap olmak

yarım kalmak mı?

Hâlâ cevabı belirsiz sorular.

HOKUS POKUS

Yıldız serpili gökyüzü.

Yaseminlerin, portakalların altı.

Bozkır, orman, deniz…

Yitirip yeniden bulduğum

CENNET!

YAŞAYIN!

FATMA LEYLÂ

Hacettepe Üniversitesi Almanca Biyoloji Öğretmenliği’nden mezun oldu. Aynı üniversitenin Fen Fakültesi Sistematik Zooloji Bölümü’nde yüksek lisans yaptı. TÜBİTAK Deniz Bilimleri Çevre Araştırma Grubu’nun projelerinde araştırmacı olarak çalıştı. Şiirleri halen Edebi Kültür Dergisi sitesinde yayınlanmakta.