
MÜLKSÜZLER SARMALI
1. Temas
Kıyıya vuran nota, kumu deler paslı çapa
1. Kırılma
Böldü suyu ve kanı, masada cetveller ve buz gibi çizgi.
2. Çatışma
Bir yanda çeliği şakıtan su, diğer yanda et çaresiz
usulca bastırılıyor yerlinin titreyen sesi.
3. Sömürü Üçgeni
Gemiler insan kusuyor, düşüyorlar balinanın dipsiz karnına,
Silah, şeker ve et, dönüyor çarkı sınır bilmez ticaretin,
Kanla yıkanmış pamuk, örtüyor dünyanın tüm günahlarını.
5. Asimilasyon
Misyoner mış dedi, vaat etmiş cenneti, çalmış ayak bastığı toprağı.
barut kokusuyla susturmuş şarkı söyleyen ormanı.
Tüccar biçmiş atalarımın kutsal saydığı her taşı
Tahtadan, anadilimin asi ve yabani harflerini.
Mühürlenmiş dil koca kıtanın kaderi ahşap bir masada.
8. Psikolojik Füg
Kimim ben, aynadaki oyuk gözlü, bu silik yabancı da kim?
bir orman yangınında kül olmuşum, unutmuşum yüzümü.
Sesim efendimin gırtlağında gık demeden dinlerim
Unuttum ninnisini nenemin, unuttum eskidi tanrılarım
Ruhum terk etti evini, disosiyatif nöbetin tam ortasında.
Yeni bir deri giydirdiler bedenim dar geldi, kaşındıran, kanatan.
Kendi toprağımda yürüyorum uzak bir gurbette
Aynı marşı söylüyor, beynimin içinde çınlayan kör ve sağır koro.
13. Fibonacci Sarmalı
Büyüyor sarmal; bir, bir, iki, üç, beş… her adımda yutarak kıtaları
Altın oran benim, içinde altınlar ve gümüşler ve kanlı matematik
Hırlıyor sesleri ve birbirini boğazlıyor fügler
Ah bu medeniyet; ahenkli senfoni, cinnetin ta kendisi.
Fabrika bacalarından göğe, kabilemin parça parça etleri
Kauçuk kanıyor kan oturuyor ellerimden çekilen öfkeye
Bizi uyutmak için çaldıkları ihtişamlı, devasa ve yalan kontrpuan.
Madenlerim birbirini besleyen sayılar gibi fibonacci
hiçbir durağı olmayan bir sonsuzluk eğrisi sömürgeci dua
Adımı unuttum sırtımdaki kırbaç izlerinden soruyorlar beni
İsimsiz bir rakam her gün ölen çocuklarım
Sağır edici füg, açlıktan ölen çocuklarım geometrik cinayet bu
Sessizliği yutacağım durmaksızın, durmaksızın çalacak.
1 Müzikte bir temanın farklı seslerce taklit edilip üst üste binmesi; psikiyatride ise ağır travma sonucu kişinin geçmişini ve kimliğini yitirmesi. (Bknz. Disosiyatif Füg).
Kolonyalizm ve füg: sömürgecinin "medeniyet" korosunun ki bu asker, tüccar veya misyoner olabilir, üst üste binerek yerlinin sesini boğduğu sağır edici gürültüyü ve işgal edilen halkın zorla hafızasızlaştırılarak kendi yurdunda yabancılaştırılması.
2 Bknz. fibonacci: Matematikte ve doğada büyümenin kusursuz formülü olan (1, 1, 2, 3, 5, 8, 13...) altın oran sarmalı. Sömürgeciliğin sadece bir toprağı işgal etmekten öte, bir keşifle başlayıp donanmalara, tüccarlara ve asimilasyon politikalarına dönüşüp ardından katlanarak ve kanırtarak büyümesi ve yerli halkın yaşam alanını yutan, genişleyen bir şiddet sarmalı olması bağlamında, ironik unsur.
Şair, 1992 doğumlu. Okul hayatının tamamını Konya'da tamamladı. Kahramanmaraş'ta fen bilgisi öğretmenliği yapmakta. Evli ve bir kız babası. Daha önce Fayrap, Mahalle Mektebi ve Sahaf dergilerinde şiirleri yayınlandı.