Menu
Demir Pençeli Felek
Şiir • Demir Pençeli Felek

Demir Pençeli Felek

ben çöldüm, sen göktün

tek eksik gözlerindeki ünlem bulutları

tek eksik feleğin demir pençesini kıran umutlar

tek eksik sarılışın sarmaşığını yeşerten bakışlar

tek eksik, dirilişe sarılmış bulutlar ve sonralar


bir kavmin unuttuğu eski bir duanın

çatlamış harfleriydi dudaklarım,

geldin, uzak iklimlerin mavi alfabesiyle öptün

geldin,aşkın yedi makamıyla çaldın gönlümü

kaldın, yakınlarını taşıyan sabah gün/eşiyle

kumların altında yüzyıllardır saklanan

susuz bir nehir yatağı gibi titredi içim

adını andıkça

çölün bütün kaktüsleri çiçeğe duruyor sandım

sana baktıkça

tüm kitapların okunduğu gözlerinin kütüphanesi canlandı

seni sevdikçe yoluna kurban olan İsmail gibi kesildim


geceler, kara bir kervan gibi geçiyordu üzerimden,

her devenin sırtında biraz hasret, biraz ayrılık,

biraz da senden kalan ay ışığı

seni bekledikçe ufuk büyüyen ay gülü

ufuk büyüdükçe yalnızlığım aşk yüzü

bir yıldızın göğsünden kopan kor gibi

düşüyordun içime,

başlıyordu, düştüğün her yerde yeni bir yangın

başlıyordu,sevdiğim her yerde yağmurlar,çiçekler


sonra yağdın;

yalnız yağmur olmadın,

bulutların omzunda yürüyen eski masalın çocukluğu oldun

çatlamış topraklarıma binlerce serçe bıraktın,

binlerce çocukluk,

binlerce unutulmuş bahar

binlerce beklenmiş karınca

binlerce gidememiş göçmen kuşları

binlerce akamamış, gözümde kalmış damla

binlerce dilinin ucunda kalmış sözler, kitaplar,hitaplar


şimdi, içimde seninle ilgili

yarım kalmış mevsimler dolaşıyor varoluşa

bir dağın içinden geçen gizli tüneller gibi

birbirine bağlanıyor bulutlar

bulutlarla umutlar,

umutlarla unutlar,

unutlarla seni anışlar arasında

sarmaşıklaşmış kalbimin lav aynası

ne yana baksam

gözlerinin bıraktığı mavi sürgünlerin ateşi

ne yana dönsem dirilişi gagasında taşıyan bülbülün sesi


ben hâlâ çölüm;

ama kumlarımın altında senin yağmurların uyuyor

bir gün yeniden geçersen göğümden,

belki bütün kuraklıklarımı bağışlar zaman

belki ay, belki yıldızlar,

belki de aşkın kadim göçebeleri bilir

sen gittikten sonra bile

bir insanın içinde yağmaya devam eden

en uzun mevsimin adı sensin

bir belki bulutunun içindesin biliyorum yağacaksın

bir günün içinde yazılmış sevginin adısın biliyorum akacaksın

Hayrettin

1975’te Elazığ’da doğdu. Halen edebiyat öğretmeni olarak Kadıköy’de görev yapıyor. Güneş Dirilişleri, Gözyaşı Güzeli, Şehrinaz, Ay ve Şem Fragmanı adlı şiir kitaplarına; Sihirli Ayraç, Aşk Seyyahı, Pir Kemal, Netjettin, Üç Ermiş adlı romanlara ve İşgal Edilmiş Beyin, Sosyolojik Körleşme ile Poetika Akademisi-1 adlı deneme/inceleme kitaplarına imza attı. Çeviriler de yaptı.

Daha fazla görüntüle
Diğer Yazıları