
kime doğru yolculuğa çıkacaksa ona benzemeye başlıyor
değişiyor her şey içindeki emre uyarak
elbette dağı olan bir şehre varmak istiyor
kıyılardan kaçanlar azalıyor gitgide
kıyıda margarita, mojito
elbette şah damarı bunu biliyor
kalbinde dağın tam 25 yıl çalışmak için
tam 25 tünel açmak için ömründe
birbirine bağlı o kadar karanlık yolda
damarı açabilirse kana ulaşacak
bir tüp değil beş tüp gül gibi kan
senden bana benden sana
pırıl pırıl beş tüp kan
akmadan
ulaşacak
müzik olmasa evren
sessiz bir çığlığa bürünürdü
var oluş ve yok oluş bir ritim
estetik bir bakış teninde çarpışan
elbette bir gelincik savrulurdu rüzgarda bir kriazantem
yaz kış; ayrı hava , ayrı su, ayrı toprak demeden
binbir tonda, seste, tatta harap olurdu
bir yangın bir yudum su
şelaleler yutan
gelinler ve gelinlikler fışkıran
kuyudan
hareket olmasa ağaçlar ve kayalar donardı
zabtedilen ne varsa baş edilmez olurdu gönle sığmayan
yürütürdü tepeleri ve dalgakıranları
dinlerdi bir mağara neden bu kadar sert
neden b u kadar ısısız ağızla yolunu gözler
derdi ki:
şu dikenli telleri geç
bu hududu tek bir vuruşla dağıt
bu havaları içinde sakla
bu gelecek planlarını unut
yeniden doğ
yeniden yaratılsın kainat
sıcaktan sıcaktan sıcaktan
parça parça olmadan
dudak
art arda ardına şiir sandığım
mırıltılar bırak
1977 Sivas-Suşehri doğumlu, Dumlupınar Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesinden mezun oldu. Milli Eğitim Bakanlığı’nda Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak çalışmakta. Taş Beşik ve Minyatür Okuyucuları, Türkçenin Göklerinde olmak üzere üç şiir kitabı yayımlandı. Şiirleri ve yazıları İpekdili, Dergah, Merdivenşiir, Karabatak, Yediiklim, Hece, Fayrap, İtibar, Muhit dergilerinde yayımlandı. İstanbul’da yaşıyor.