Menu
SONSUZLUĞUN GELİNİ: RABİA
Deneme/İnceleme/Eleştiri • SONSUZLUĞUN GELİNİ: RABİA

SONSUZLUĞUN GELİNİ: RABİA



Modern insan kendine örnek aldığı şahsiyetlere bakışında bir yanılgı içinde olduğunu fark edemiyor. Sinema ve televizyonların ortaya çıkardığı "model"lerin durduğu yer, kimi zaman ulaşılması imkânsız bir mevki olarak algılanırken, kimi zaman da büyük bir hayranlıkla rüyalarını süsleyen kahramanlara dönüşebiliyor. Bu, bir futbolcu, bir artist, bir sanatçı olarak karşımıza çıkabiliyor. Fani cesetlerine dahi ölümsüzlük iksiri içiren bu "akıl tutulması" modern insanın trajik halini gözler önüne sermektedir.

Hâlbuki insanın kendisine örnek alabileceği şahsiyetlerin akıl ve mana bakımından yol gösterici olmaları gerekmektedir. İzini sürdüğünüz şahsiyetin zihninizde ve kalbinizde tutuşturduğu ateş kıyamete kadar yanmıyorsa ne kıymeti var! Geçici ve sınırlı bir etkilenme ile yolunuzu aydınlatan ışığın bir süre sonra yok olacağı unutulmamalıdır. Tarihte Peygamberler, veliler, arifler, filozoflar, şairler, hekimler… ışığı hiç sönmeyen kandilleriyle yolumuzu aydınlatmaya devam ediyorlar. Bu büyük kalp süvarilerinden birisi de hiç şüphesiz ki Basra'da yaşamış 'sonsuzluğun gelini' Rabia'dır.

Tasavvufi şahsiyetlerin en önemlilerinden sayılan Rabiatül'l Adeviye ilahi aşkla bütünleşmiş, teselliyi gözlerden uzakta uzlette arayan seçkin bir velidir. Bu bakımdan günümüz insanı sahte ve yanıltıcı kahramanlarla avunmak yerine, tek amacı en Sevgiliye ulaşmak olan Rabia gibi seçkin şahsiyetleri örnek almaları gerekir? Zira bu insanlar, modern insanın ruh boşluğunu dolduran örnektirler. Bu büyük velinin yaşadığı aşkı kitap sayfalarından çıkarıp, Fatma K. Barbarosoğlu'nun deyimiyle 'derviş kelimelere' döken Münire Daniş Aşk ile Hu: Rabia, İlahi Âşkın Nefesi adlı kıymetli eseriyle okuyucuyla buluştu. Otuz yedi bab'a ayrılan eser, daha ilk sayfasında okuyucuyu kitabın içine çekerek büyük velinin hayat hikâyesini takip etmeye sevk ediyor. Göz alıcı Basra sokaklarının gizemli gündüz ve gecelerinden habersiz bir kulübede yaşayan mahviyet ehli bir velinin zor ve sıkıntılı bir yaşamı…

Kendine has üslubuyla Münire Daniş tasavvuf edebiyatını geniş okuyucu kitlesine sevdirmeyi başarmış yazarlarımızdan biridir. Kalp Süvarileri ile bunu taçlandıran yazarımız, nihayet Aşk ile Hu: Rabia, İlahi Âşkın Nefesi adlı eseriyle de bir velinin hayatını aynı titizlikle kaleme alarak okuyucuyla buluşturdu. Yaşadığı devirden itibaren her dönem âlimlere, ariflere, şairlere, sultanlara, kısaca Allah dostlarına ilham kaynağı olan Rabiatü'l Adeviye'nin halleri, bu kitapla gerçeküstü bir anlatım yerine, tasavvuf terimleriyle İlahi Aşkın buutlarında dolaşan bir hayatın izdüşümleri okuyucunun idrakine sunulmuştur:

 "…dünyayı da, insanları da yabancı görerek hâlini bütün gözlerden gizlemeyi, kalbine kaçmayı ve uzlette teselli bulmayı öğrendi. Orada varlığın dört kapısı arasından ilk önce "mevt-i ebyad" yani açlık kapısından geçmişti. Sonra mevt-i ahmer" yani nefsini ölümün boyasıyla boyama, ölüme hazırlanma kapısından geçecekti. Ve derken "mevt-i ahdar" yani nefsin işini bitirmek, ölmeden evvel ölmek kapısına gelecekti. Fenâ onu ürküttükçe, sonsuzluğa niyet etti hep."

Rabia'nin yaptığı yolculuklar, insanın zihninde derin bir ürperiş, hayret ve vecde dönüşüyor. Yemeden, içmeden, dünya meşgalelerinden uzak durarak yaptığı yolculuklar… Kızgın çöllerden geçerek, Sevgili'nin Evi'ne, Kâbe'ye yaptığı yolculuklarda ayağı yerden kesiliyor; hasreti ve arayışı Kâbe'nin taşı veya insanların suretleri değil, Sevgili'nin aşkıydı. Gökyüzünde kanatlanan sonsuzluğa uçan kuş misali Yaratanın Sonsuzluk Evi'ne sığınıyordu. "Benim evim senin kalbindir" diye haber veren Sevgili'ye sığınmak onun için dünyanın en mutluluk verici haberiydi. Vecd halinde yaptığı dualar o kadar derin ve yakıcıydı ki, Rabia'nın dudaklarından dökülürken bunun okuyucuda samimi bir karşılık bulduğunu hissedebiliyordunuz: "Eğer cennet ümidiyle ibadet edersem, beni cennetine koyma. Ama sana yalnız senden ötürü ve aracı olmadan ibadet eden, nedene bağlı olmadan seni seven kulunu, ebedi güzelliğinden ayırma. Senin şanın ki onu yüceltecek aşkı gerektirdi. Beni, emsalsiz güzelliklerini yücelten âşıklarından eyle…"

Rabia'nın emsalsiz hayatını Aşk ile Hû: Rabia, İlâhi Aşkın Nefesi adıyla modern insanın idrakine sunan Münire Daniş'i bu kıymetli çalışmasından ötürü tebrik ediyorum.

 

Aşk ile Hû: Rabia, İlâhi Aşkın Nefesi

Münire Daniş

Kaknüs Yayınları

Eylül 2008 İstanbul

Diğer Yazıları