Menu
HAYRANLIK VE SAYGI MAKAMI
Deneme/Eleştiri • HAYRANLIK VE SAYGI MAKAMI

HAYRANLIK VE SAYGI MAKAMI

Baharın bir muştu gibi avuçlarımıza döküldüğü şu günlerde, hayret ve saygı makamındaki duruşumuza daha bir çekidüzen verir gibi Secde Suresi’nin ayetlerini okuyorum... Okudukça yüreğimin, ellerimin, ayaklarımın ve dahî tüm azalarımın secdesini ve nihayetinde aklımın secdesini sorgulama makamındayım.

“Bizim mesajımıza (gerçekten) inananlar, ancak kendilerine tebliğ edildiği zaman önünde derin bir hayranlık ve saygıyla eğilenlerdir;(onlar)Rablerinin sınırsız ihtişamını hamd ile yüceltenler ve asla büyüklük taslamayanlardır.”(Secde Suresi- 15)

Baharın, yazın, kara kışın, dünyanın ve ahretin, yakarışın ve secdenin Rabbine yönelmek... Balçıktan sıyrılıp, O’na en yakın olma yolunda; arınma ve secde makamında, derin bir teslimiyet ve hayranlıkla duaya durmak.

Duaya ve yakarışa dururken, sınırların ötesinde, dikenli tellerin gerisinden, zulmün ağlarında başka baharların kurbanı olan mazlum halkların sancılarını hissetmek. Yalan dünya yine yalancılığını yapıyor. Türlü oyunlar ve aldatmacalarla insanlığın ayağını kaydırma telaşından hiç vazgeçmiyor. Yalan dünyanın yalancılığı arttıkça, benim de balçık yanım habire ağırlaşıyor, daha bir çamurlaştığımı hissediyorum. İşte o zaman; gök soluğunu derin bir nefes gibi azalarımla ve ruhumla yaşamaya durduğumda, namaz derin bir nefes oluyor.

Namaz esenlik, namaz arıtan ırmaklar gibi, apak bulutlar gibi, yıkayan yağmurlar gibi öylece akıyor ruhumdan ve bedenimden.Ruhumun ve aklımın secde makamında hayret ve haşyetle, balçıktan sıyrılmaya durduğumu anlıyorum...Arınmanın ve hayretin makamında, tüm yalanlardan sıyrılıp, hakikat gününe ayarlanmış dualarımla, gabya inanmanın teslimiyetini yaşamaktır derdim.

“ Unutuyorum, uçmak için kanatlarımın olmadığını, gittikçe buraya bağlandığımı daima unutuyorum.” ( H.Cibran)

Bağlanmak, yabancı bir ülkenin kıyılarında gezerken, göçebe bir gezgin duyarlılığı ile yolcu olduğunun idrakiyle bağlanmak. Yürüdüğüm yolda, attığım her adımda, Âlâ olan, üstün, aşkın olan Rabbe secde ve dua makamında ‘dosdoğru yol; sırat-ı müstakim üzere’ yönelmek.

Sırat-ı müstakime doğru yürürken, korku ve ümit dengesi ruhumun ücralarında, dünya acılarının arıtıcı ırmaklarında yüreğimi yıkarken, tam da bittim dediğim anda, çaresiz, tükenmiş ve kimsesiz kaldığım o anda... O’na en yakın olduğum o yerde yönelirim Rabbime.

Sahipsiz ve kimsesiz kaldığımız demlerde, ağır imtihanlarla soluklanırken yüzlerimize vuran dünya cehennemlerinden âzXâde olmak için secdelere koşarız. Mavi göklere özlemle bakar uçmak isteriz ama neden sonra anlarız kanatlarımızın kırılmış olduğunu. Uçmak isteyip de uçamadığımızda, yalnızlık ve çaresizlik demlerinde, arınmanın ve hayretin secdesine vururuz alnımızı. Alnımız secde izleri taşıyacaktır. Hayata derin bir nefes olan namazın duraklarında secde makamı; arınma, diriliş ve teslimiyet makamıdır.

Vakti nurlandıran namazın secdegâhında, yaralı bir seyyah gibi konaklarken, anlarsın ihlâsın ötelerden coşkun bir çağlayan gibi azalarına, yüreğine yürüdüğünü ve yaralarına merhem olduğunu...

Dünya ateşlerinden sıyrılırken, imtihanların terleten duraklarından geçerken, azalarında güçlü bir âsâ olan namaz bizi özgürlüğe, miraca, ümit ve korku arasından sıyrılan hayret ve haşyet duraklarına taşıyacaktır...

Derin bir hayranlık ve saygıyla; çölleşen ruhumuzun ıssız demlerinde, ateş sahnelerinden sıyrılmak, gecelerin derin uyku mahmurluklarından kurtulmak, seherlerin şahitliğinde, kavuşturan secdelere varmak için; haydin namaza... Haydin kurtuluşa...

*( Secde Suresi 15)

(Özgün İrade,2012)

SELVİGÜL

1971 Reşadiye Tokat doğumlu yazar Lise ve Üniversiteyi İstanbul’da bitirdi . Kısa süre muhabirlik ve öğretmenlik yaptı. Bağcılar ve Bahçelievler Kültür Mdlüklerinde görev aldı . Pamuk Şekeri Çocuk Dergisi’nin genel yayın yönetmenliğini yaptı. Edebistan Sitesi’nin söyleşi editörlüğünü bir süre sürdüren yazar İstanbul Yazarlar Birliği Yönetim Kurulu üyeliğinde bulundu.

Daha fazla görüntüle