Menu
YATSIDAN SONRA
Şiir • YATSIDAN SONRA

YATSIDAN SONRA

                                                                                                     babama

sen teneffüse geç kalmama telaşıyla bahçeye fırlayan

çocuklar gibi şen

aceleci ve özensiz, secdede

bense seccade ararken düşündüm hep

imam seccadesiz olursa cemaatin hali nice

sünnet, sünnete uygun geçti. sessizce. farzdaydık şimdi.


başlarken hiç demedim “uydum imama”

çünkü biliyordu o

hayatım boyunca dinlemiştim baba sözünü

ve bir tekbir değiştiremezdi onun bende varoluş biçimini


farzdaydık. ciddi olmalıydık.


gözlerim doluyor fakat yaş akmıyordu

bozulmamıştı yani namaz

gerçi sanmam aksa da bozulmazdı

çünkü babam sadece dünyaya ait olmamıştı


ve son sünnet. sünnete uygun geçti. sessizce.

vitrdeydik.


fısıltılarını duyuyordum:

peygamber ehemmiyeti gibiydi

sesinin âyetlere dokunuşu

onunla paylaştığımız son kutsalımız olabileceğini

geçirdim aklımdan bu yatsı vaktinin

saklayacak değilim, allah biliyor

bir ettehiyyatü’nün tam ortasında geçirdim hem de

en çocuk yanımla kırdım geçirdim uyulması gereken

ne varsa


bir surenin orta yerinden başlar gibi

utangaç, ayıp ve sıkılgan baktı gözlerim secdeye

yüzüne bakamıyordum baksam anlayacaktı

namazımın kabul olmadığına denk düşen yüzümden

bakamadım. utangaç. ayıp. sıkılgan.


ve son,

tesbih.


odadaki tek tesbihi ona uzatırken,

bir ucundan da benim tutup birlikte çekebilme

ihtimalimiz geldi, tesbihle birlikte

belki de onunla paylaştığımız son kutsalımızın


fotoğrafını.

vazgeçtim

parmaklarımdan devam ettim

sübhanallah, sübhanallah, sübhanallah...

bu parmaklar ondan sonra da olacaktı. acıydı.

gözlerimi kaldıramıyordum kıbleden, bakışlarım

Kâbe’den medet umar gibi.

yakıcıydı. yıkıcıydı. ne varsa olumsuz. ne varsa hepsi.

yani fazla zamansız. fazla hüzünlü. fazla şizofren.

elhamdülillah, elhamdülillah...

parmaklarım parmak olmaktan çıkıyor

otuzüçlerden ötelere koşuyor

bir yerlerde bir şeyler diriliyor.

ve senin.

peygamber ehemmiyeti gibiydi

sesinin âyetlere dokunuşu.

allahu ekber.

KÜBRA NUR

İlk şiirini ilkokul yıllarında salıncağı için yazdı. Kocaeli Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı ile Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Öğrencilik yıllarından bu yana gazete, dergi ve televizyon için kültür sanat alanında içerik üretiyor. Şehir ve mimari konularına ilgi duyuyor. Şimdilerde Yeni Medya Bölümü'nde yüksek lisans öğrenimine devam ediyor. Şiirleri Dergâh Dergisi'nde yayınlanıyor. Hayatı şiirle adımlıyor.

Daha fazla görüntüle
Diğer Yazıları