Menu
Varılma Kumbarası
Şiir • Varılma Kumbarası

Varılma Kumbarası

gözlerimdeki dev çınarı sulayacak ünlemler tükendi

sözlerimdeki bin yıllık medeniyet gülü soldu

özümdeki kardeşlik bülbülünün kanatları kesildi

suretimde okunan sureler okunmuyor

bin yerimde hançerlenmiş bebek gibiyim

eşikle beşik arasında olmaktan koptum

gelip beni bana götür


aynalar yüzümü değil, kırılmış zamanımı taşıyor

adımı çağıran sesler gurbetle, umutla akraba

içimdeki şehir, haritasını yutmuş yangın özü

kapılar kapı olmaktan çıktı, eşikler yetim

bir çocuğun susuşu kadar ağırdır göğsüm

annemin duası düşmüyor alnıma

gelip beni bana götür


toprağa eğildim, taş konuşmadı

göğe baktım, mavi yetmedi yarama


ateşe düştüm, köz yetmedi soğuyan aramıza

kardeşliğin ekmeği küflendi sofralarda

bülbülün dili sürgünde, gülün rengi yas

bin yıllık medeniyet, küllerini savuruyor rüzgâra

ben küllerin içinden adımı arıyorum

gelip beni bana götür


eşikle beşik arasında kaybolan hasretin kıskacındayım

hançerlenmiş bebekliğimin gözleri açık


parçalanmış uzaklığının sözleri kırtılı

bir ninni arıyor karanlığın içinden


bir türkü çalınıyor, arasızlığın ruhunda

çınarım susuz, ama köklerim hâlâ derinde

bir damla hakikatle dirileceğim

gelip beni bana götür

Hayrettin

1975’te Elazığ’da doğdu. Halen edebiyat öğretmeni olarak Kadıköy’de görev yapıyor. Güneş Dirilişleri, Gözyaşı Güzeli, Şehrinaz, Ay ve Şem Fragmanı adlı şiir kitaplarına; Sihirli Ayraç, Aşk Seyyahı, Pir Kemal, Netjettin, Üç Ermiş adlı romanlara ve İşgal Edilmiş Beyin, Sosyolojik Körleşme ile Poetika Akademisi-1 adlı deneme/inceleme kitaplarına imza attı. Çeviriler de yaptı.

Daha fazla görüntüle
Diğer Yazıları