Menu
UYUKLA
Şiir • UYUKLA

UYUKLA

değ yüzüme çarp geri

uyukla

Kemikleşmiş uğultular taşı omurgam

Seni ete kemiğe büründüren

soğuk ametaller ve sıcak metallerdir

Oksit bir, hidroksit iki tuz ve buz

Cam gibi kırılgan eksiler eksisi

Nazar çıktı tenimden değmedi iyi ki kemiğe

Sıvılaştı azotlar

ve uyandırmak için dondurmuştum korkular


Reddettim rolümü, etime çivilendi dekor

Işık derimi yüzerek görünür kıldı beni

çizildi sevdiklerim iç organlarıyla tekrar

Kendimi ilk kez tanıdım polis dosyalarında

Bu ben miymişim bir var mıymışım

vay be ben neymişim

Hegel’den almışım aynasını

yüzümde suçların haritaları

tanınmışım, şairin paslanmış bulduğu seste


Dokunsa Resulullah omzuma bir kardeş gibi

Kendimi tetiklerken kaybettiğim

Kendimi bulsam kaybetmiş olmakla

Asrı saadette doğmak arasında

Çekiçler ısmarlasam yunan tanrılarına

gök gürültüsü ve örsler biriktirsem

kaburgamda yepyeni suçlar


Canı sıkılan her erkek gibi bende

Kazalar ısmarlarım sevgilime,

Kırıklar ısmarlarım periferik arterde

Alnımdan içeri aldığım fermante ruhlar

Sinapslarım arasında dehidrasyona uğrar

Bir boşluğu işaret ederek yeraltından


“fırlatıldın” derler

Hayatın film şeridi gibi

Geçer gözünün önünden

Ört gözünü bürün korkular karabasan

yazgıya değin, ölümü soğukla, iliğe kan

Geceleri bastır tuza geceleri aşklan

azotla dondur korkular

Şeriatı bilmeyen parmakları kes

şerit takip sistemlerini kapat

Yeni arabalar ne kadar da münafık değil mi?

Öyle ya

kuyular yuta sesim şokla uyanam

Boşlukları fiillerle dolduram

Utanam, suça karışmış olmakla

kalabalıkla iğdiş edilmiş olmakla

Önce mr’a yetmez emdr’ye

Çocukluğum çok ağlar tüm bunlara

Hep başkasına dudak büker çocukluğum


üç kere yüzleştim seninle ölüm

üç kere yazdım kader mi hızlı ses mi?

saatte yüz otuz kilometre

saniye de kaç kilometre eder

Matematik bilmekle hayat talan edilmiyor.

Işık mı hızlı ses mi bilmek için

Yağmuru izlemek yetiyor


Üç kere yüzleştim seninle ölüm

Araba sürerken uykumu sen mi getirdin?

altı yaşında somuttan soyuta geçecektim normalde

Ben hep somutun yularından tuttum.

Setri avret vakit niyet diye.

Öğrendim hassasiyetini

insanın kuvvetle imtihanını

Bunları nasıl lirizme dahil edebilirim

Bunca yıl görmeden yerin çekimini

Neresi somut kütle çekiminin

Çelimsiz bir adamla şişko bir zencinin

Aynı ipte yürümesinin neresi somut

Yaşamak bunun neresinde

On yıldır newtondan bahsederken hem de.


Varoluştum, tutuştum yokoluştum

ne ben kaldım ne benden bir nişan

gecikmiş saydım olaklarıma akan suyu

elimle setler çektim taşmasın diye

Ömer kökünden sökmeseydi eğer

bir varoluş içre taşırdım bu huyu


Doğal sandım iz saydım gül taktım zincirlerine

Dönüştü ellerim bana ait değil ya

Kızımın yüzünde güller açar gülünce

Etimoloji bilgimi sınar latin alfabesi

Sturge Weber

Mark Weber

Halim itten beter.

Etimi kuşlar liğme liğme eder

Soyundum rüyalarım uyarmadın

yürüyüşüm tasvir edildi el yazmalarında

Adıyaman Aksaray ve morg masasında

Yunuslar girdi kursağımdan yangınlar

Gaviscon geçirmedi bağrımdaki yangını

Yusuflar geldi çık dedi orası dipsiz

Fark edişim kırpıştı bir yığın bilinçle

İdraktan oldum müdrik kimdim?

Anatomiler ezberledim insana dair

İç organları akciğerine sığar mıydı insanın.

Yakalandıkça ölüşler ve oluşlar

Deplase oldum hayatta hep

savunmalar ikili sıkıştırmalar

Yerleşti aile diziminde yüzüme yabancılık

İnsan insanın ins cinsinden

cinnetiymiş anladım.


Sevgili kaderim haritalar belirir seni bildikçe yüzümde ilk

Navigasyonlar ve radarlar takarlar yoluma

Jamerlar ısmarlarım yolda kalmış antiloplara

uykumu geçirsin de koksun varsın tezek

Mahkemeler kurar vicdan azaplarım şeritler çeker

Yoluma dimdik durur melekler

Bir cana kıymak elimde mi benim?


benim adım süleyman

kendi körlüğünü devralmış Süleyman

soy ağacında

görmeyi yuğmuş yıkamış

uyumuş, silinmiş tüm stresi bedeninden

Uyum sağlar anatomilere bıçak değdirmeye tene

Postürünü bozmaya bir insanın düstursuz.

Adı Süleyman olanların kaderidir bu kusur.

SÜLEYMAN

Şair, 1992 doğumlu. Okul hayatının tamamını Konya'da tamamladı. Kahramanmaraş'ta fen bilgisi öğretmenliği yapmakta. Evli ve bir kız babası. Daha önce Fayrap, Mahalle Mektebi ve Sahaf dergilerinde şiirleri yayınlandı.

Diğer Yazıları