
yıldızlar olmasa
çarşaf gibi olacaktı gökyüzü
hala hayıflanıyorum
yıldızların haydutluğuna
bir gazel duysam
kalkıp gidecektim ta oralara
üstelik
sisler içinden
attığın taşlardan yeşile dönmüş kalbime inat
dedim ki aşık olmalı gazelhan
bu kadar yanık okumazdı
belli ki dikiş tutmuyor göz kapakları yaralı
nasıl içlenmezsin
el yordamıyla yaşanmış
sürgündeymiş gibi
bir cürüm bile işlememişken
heder olmuş hayatlara
bence yıldızların kabahati yok
o alafranga haydutlar yüzünden
fücur çiçekleriyle omuz omuza
zakkumlu bir piyanoyla
şamdanı eşleştiren sesler
bir rüyayı terennüm etmeye mahkumlar
martı çığlıkları bütün gün
eylül diye sevda diye sayıklarken
baharı müjdelemiyor şehir ışıkları
hani akar yatağını bulurdu sular
diriyken sarı yaprakların örttüğü
şehir dedikleri sadece dört duvar
kesilen bilekleri yüzünden
kavgaya mecali bileolmayan
bir deniz ne kadar çırpınabilir
ufuktan görünen hep sonbahar
o cennet vaad eden gülüşler
o güzel bakan sonsuz iri gözler
böyle yaşlı ve muzlim ve uzaktan
mı seyredecekti hayatı
daha çok söylemek isterdim
kalbim izin vermedi
bir serinlik dedim allahım
rüzgar bir türlü esmek bilmedi
sade bir bıçak geçti kanırtarak
1961 Amasya – Taşova doğumlu. Evli 6 çocuk babası.Kızılırmak, Martı, Muştu, Edebi Pankart, Aylık Dergi, İzdiham, Yedi İklim, Türk Edebiyatı, Aydos, Dil ve Edebiyat, Mahur Beste ile Birnokta, Karayılkı gibi dergilerde yazdı. Eğitimci olan şairin Fena Halde İyiyim ve Siyah Kuğu adlı iki şiir kitabı bulunmaktadır.