Menu
DIŞ KAPININ DIŞ HAZİRANI
Şiir • DIŞ KAPININ DIŞ HAZİRANI

DIŞ KAPININ DIŞ HAZİRANI

                                          Cemal Süreya’ya

hep gözyaşıyla mı gelir haziranın son mısraları

dün bir ırmağı zehirlemiştim meğer ölmemiş

bugün de o beni zehirledi ölür müyüm bilmiyorum

bazen keşke diyorum dış kapının dış mandalı olaydım

üzgünüm dış kapının dış haziranı demek istemiştim

belki kim olduğumu bilirdim en azından

siz ki piknik ahalisi olabildiğince özgürsünüz

özgürsünüz evet sözleriniz kaç endaze bilmezsiniz

yeşil gözünüzü kamaştırır ne dediğinizi de bilmezsiniz

temiz hava başka nerde var umursamayın hiçbir kırık kalbi

hem kuzum kalbinizin kırılacağından kime ne

ama size bir kıyak yaptık ve bir teori geliştirdik

bu kültürel bir farktır taşralı beyler anladınız mı

pragmatizm ve idealizm kavgasında bizden yana olmalısınız

penye bir tişört kadar iyidir pragmatizm

bize inanın çükü tanrı da bizden yanadır

içinizdeki ateşi harlamaktan vazgeçin çünkü

o iş için itfaiye henüz icat edilmedi belki

bir kuytu köşe bulup iç çekmenize yardımcı olabiliriz

kendini bir şey sanma handikapıyla baş etmek için

hatta yeniden sigaraya bile başlayabilirsiniz

kimse sana yaşına başına bak demez

aşk şiiri yazarken diyorlar mı –demiyorlar-

casus filmlerindeki siyah gözlüklü adamlar

montları briyatinli saçlarıyla sana destek bile verebilirler

sana yürüyen ölü kostümü de giydirirler

amerikan aktörleri rollerinin hakkını iyi veriyor

mesela bir marlon brando veya çarlıs bronson

onları örnek al- pek de yardımseverler üstelik-


uzaktan uzağa hükmetmeye çalıştığın hayatların sahipleri

kötü gözle bakmadıklarını ve senden inanmanı isteyeceklerdir

hem iki gün iyi olup üçüncü gün fırça da neyin nesi

dünya benim için senden ibaret sözünü yadırgayabilirler

sen tanpınar okumaya devam et tarancıyı atlama sakın

bak sitare ne zarif bir isim değil mi

istanbul dünya başkenti üsküdariye istanbulun

yetmiş beş rakımlı tepe olmasa ne anlamı olurdu

yanlış anlaşılmak kadar anlaşılamamak da kötü

evet sevgili biraderim jack daniels kadar kötü hem de

neymiş -güneş bir başka şavkıyormuş gözlerinde-

bu durumda sözlükleri suçlamak gerekebilir

hem nisan gideli ne kadar oldu ki şunun şurasında

bir muammaydı mualla - ne yapalım- bilemedik-

kıvam artırıcı bir ölüm sessizliği ışımamızı engelledi musallada

biz de tuttuk muhal üzre ağladık –çünkü ateşle çevrili akreplerdik-

ah cioran yanlış yaptın çürümenin kitabını ben yazacaktım

kuğu gerdanından murat almalıydım –yanlış yaptın-

kanıma rengini veren sütbeyaz tenindi çerağım –yanlış yaptın-

devlet demir yolları mor beyaz çiçek açıyormuş doğru mu

aslında konuyu değiştirmeden söyleyecektim –unuttum-

kendine iyi bak olur mu –görüşürüz- görüşür müyüz bilemem

alışkanlık deyip yerlere tükürmeyin- kalbim kırılıyor-

bak fırından taze miss gibi ekmek kokusu geliyor

arasına kalbimi koyup yiyelim

kalbim helva gibidir- eğer kırılmazsa-


sitem değil sakın ha -bu bir martının kanat vuruşu-

erişmesin diye devr i hazan martılar böyle buyurdu

KADİR

1961 Amasya – Taşova doğumlu.  Evli 6 çocuk babası.Kızılırmak, Martı, Muştu, Edebi Pankart, Aylık Dergi, İzdiham, Yedi İklim, Türk Edebiyatı, Aydos, Dil ve Edebiyat, Mahur Beste ile Birnokta, Karayılkı gibi dergilerde yazdı. Eğitimci olan şairin Fena Halde İyiyim ve Siyah Kuğu adlı iki şiir kitabı bulunmaktadır.

Daha fazla görüntüle
Diğer Yazıları