Menu
Sena’nın Ardından Gecikmiş Bir Mektup
Şiir • Sena’nın Ardından Gecikmiş Bir Mektup

Sena’nın Ardından Gecikmiş Bir Mektup

Sena, bir ceylan henüz hayatının baharında

vadilerde kaybolmuş bir ahu

bir simge, güzelliğinin şahikasında

en güzel şiir, hayatının baharında…

bir ders, anlatılmadan sırrolmuş


sevi obasından düşen bir ay parçası

o, gelecek baharların müjdecisi

zamanın benzersiz gerçeği

karanlık akşamların yolunda kervan çiçeği


kış ortasında sımsıcak bir tebessüm

dokunsalar ağlayacaktın,

kimselerin görmediği tenha yerlerde

su boylarında, kapalı mekanlarda

memnu bir aşkı açık açık yaşarken,

kalbini ipeksi iplerle ötekine

bağlayıp ateşle dağlardın…

gün aydın değildi,

kurtla kuzu el ele dicle kıyılarında,

ateşle barutun tehlikeli oyunlarıydı bunlar


üç beş günlük dünyevi hazlar uğruna

-olgunlaşmamış bir nefsin ihvasına yenilerek-

bir çiçeği koklayıp yere atmışlar,

bir ceylanın kalbini kanatmışlar…

aşkın ölümcül okları kalbine değince

sen tarifsiz mutsuzluklara koştun,

temkinle yaklaşmak vardı oysa, sanal vaatlere

güncel aşkların sahiciliğine inandın

oysa aşk bir çıkmazdı, çözülemeyen kördüğüm


daima acılar mı düştü payına,

elinde demet demet çiçeklerle oysa,

dönerken sevdanın etrafında mutlu görünüyordun

kısmetinde ne vardı talihsizlikten başka

örneğin beyazlar içinde telli duvaklı bir gelinlik

yüz görümlüğü beyaz yalanlar

derin sularda aşkla oynanmaz sena

sonra dönersin kuru bir yaprağa

zamansız olgunlaşan meyveler gibi düşersin toprağa


yenilgiler dokudun ilmek ilmek gençliğin tazeliğinde

sonunda terk edildin

seni anlamadılar Sena,

oysa en büyük yanılgıdır aşk


yaşam yorgunu ahu gözlerinden kan akarken

dikenli yollarda düşe kalka yürüdün

tükendin aşka feda ederken kendini

ellerinle kestin seni hayata

bağlayan o narin pamuk ipliğini


birkaç güzel sözle bir ömür geçmez Sena

nazenin çiçekler tez solar hoyrat ellerde

zamanla şartlar değişince tükenir sevda sözleri

kaç genç kız daha dünyanın rengine aldanır?

bu ormanlar koyu karanlıktır Sena

aşkın ateşi yakar sonra herkesi…

tendeki bıçak yarasının izi silinmez

daha bahar gelmeden başlar kışın şarkısı


geceler karanlıktır, sis erken çöker buralarda

yakıcı bir kezzabın azabı göğsüne düşer

fani bir güzellik uçar gider meçhule

sen buruşturulup atılacak bir kâğıt mendil değilsin ki

istiridyenin kabuğu açıldığında beliren saf inci

en zehirli oklarla delinir bir genç kızın kalbi

aşk biter, terk eder ruh eşini

bir katilin elleri kadar kirlidir artık ellerimiz


buz kesmiş ellerinle dünya vadisinin tutunarak sarp kayalarına

yalnızlığı yaşadın sonuna kadar

senden geriye bir pırıltı kaldı yalnızca

biraz saflık, masumiyet ve yaşanmamış düşler

kefenini kuşanarak beyaz gelinlik niyetine.

kalır geriye acılı bir hikâye ve son sözler:

“mezarıma dahi gelmesin kem kuşlar,

benden ona sonsuz bir acı yadigâr olsun”


sizin oralarda; ceylanlar su içmeye hâlâ iner mi ırmağa

ilkin en güzel atlar vurulur kalbinden

kuşlar gecenin karanlığında uçar,

dağda bir ceylan ölür,

güzellik ebedi yalnızlığına gömülür

cennet hepimizin düşü Sena,

yazgın kara ve kısa yazılmış,

aşk sonsuz bir yenilgidir anlasana

Ercan

1973 yılında Edirne’de doğdu. Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden 1995 yılında mezun oldu. Evli ve iki çocuk babasıdır. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir proje okulunda Türkçe öğretmeni olarak çalışmakta ve -uzun yıllardır- İstanbul’da yaşamaktadır.Eserleri “Yedi İklim, Dergâh, Ayna ve İnsan, Temrin, Mağaradakiler, Barbar…” dergilerinde yayımlandı. Halihazırda şiir, öykü, deneme ve röportajları “Hece, İstanbul Birnokta, Dil ve Edebiyat, Temmuz, Hayal Bilgisi…” dergilerinde yayınlanmaya devam etmektedir.1993’te Cahit Zarifoğlu Şiir Birinciliği, 1995’te Altın Koza Dadaloğlu (Altın Koza Film Festivalinde şiir dalında) Özel Ödüllerini aldı. “Atlılar” dergisi tarafından en iyiler –şiir dalında- arasında gösterildi. Çeşitli mecralarda köşe yazıları yazdı. Şiirleri 2015 yılında “Ten ve Gölge” ismiyle kitaplaştı. “ SON BİSKÜVİ” adlı öykü kitabı da, Ötüken Neşriyat tarafından Kasım 2016’da yayımlandı. Yazar, “Son Bisküvi” kitabıyla Hayal Bilgisi dergisi, 2017 Öykü Ödülüne layık görüldü. İstanbul’da yaşamaya ve yazmaya devam etmektedir.

Daha fazla görüntüle
Diğer Yazıları