Menu
PAYDOSSUZ BEKÇİ
Şiir • PAYDOSSUZ BEKÇİ

PAYDOSSUZ BEKÇİ

İçsem bana sunulmuş kadehlerden karıştırıp baldıranı

Ellerim titrese

Bilsem ki göğsümün kemiği varmış

Ve bana yüzümün beyazlığından bahsetse

Bir yüzünün astarı yırtılmış.

Darlığımı dua gibi bir el alır yerinden

Sırtımda gülen bir sıcaktır seherden parıltılar çalarak

Nefesimi sular şakıyan bahçeye salan

Bir telaşsız çehredir korkuma sataşacak.

Gözlerine bakmayacak kadar sözler ıskalarım ahaliden

Hesapsız azgınlığıyla buyur ederken gözleri

Ben hep ücra kürünlerde

Zehirler içerim ellerinden

Adları şerbet olan zehirleri.

Beni kollarında yabancı

Evlerinde öksüz

Bir keşmekeşte kaygısız

Feraha çıkmışken meşgul eden ahali

Bilirim sana doğru yorulmakla kapanır adımın lekesi

Sana gözünün doğrusundan bakmak gerekir

Sinerken senin yağlı derin tenime

Senden aldığım dinginliği ırmağa bırakıp

Bana her gün telaşla yunmak gerekir.

Çünkü sudur topraktan kaynayan

İçi içine sığmayan topraktan içre sudur

Ne varsa durgunluğu vaktine bulaşmış

Bir gülüşle geçer üstünden

Onun çağıltıları birer armağan bulunur.

Mahremdir bulaşması sakanın nehre

Ona çemirlerse paçasını sesler yalpalarken

Bir ceylan irkilir de kapanır suyun sesi

Ne ikindi ivezi ne bir kuş nefesi

Suyun sesi yalnızken duyulur.

SEYFETTİN ENES

Sivas’ta doğdu. Halen Marmara Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası ilişkiler bölümü öğrencisi.