
insana saplanmak için üretilmiş bir bıçak gibi dünya
evler ise dönüşsüz her yolun sonunda bekleyen
tel örgülere takılı kahkaha kumkuması sarnıçlardır
tükenmişlik sendromuna kapılmıştı sabahlar
ve artık kimsenin umurunda değildi teslimiyet
düş kurmayı unuttu dişleri erken çürümüş çocuklar
bir torbadan çekilir gibi çekildi birkaç yaşamak
oysa karanfilin vazodan haberi yok vazonun da gülden
herkese bulaşır yıldızsız gökyüzünün tasası
gözlerin nerede sevgili turkuaz mavisi gözlerin
bulutların yağmurdan arınmış olması çok acı
üst üste bela ve keder üst üste açılmayan kapılar
çünkü korkular aşındırır her aşkî başlangıcı
vehimlerin ıssızlaştırdığı yamuk sokaklarda her gece
sönen hayatların vebali kazılmamış mezarlara gömülür
sabahları ayaküstü konuşarak geçmiyor sonbahar
içimizi titretiyor buzdan sorular elde var sıfır ve kan
çözülmesi müşkül vahşi ve eritilmiş cam akıyor
çünkü elde var sadece hicran ve yürekte bukağı
günün her saatine uygun bir şarkı bulunamıyor
vazgeçilmezlik zırhından başka libasım yok benim
çiçek olsam sevilirdim belki kuruntusu bir de
ilk kurşun atıldı ve savaş başladı kalbime nişan alıyor
çocuk sevmeyen kan içen kuşlar yaşamayı zorluyor
saklandığımız yere kadar yayılıyor etrafta kül kokusu
onlar tanrılarını da alıp gelmiştiler biz yalnızdık
utançtan kıpkırmızı kesilmişti sürüngenler
hükmünü yitirmişti madenler gürültüden ibarettiler
yatay birer heykeldi kadınlar ve çocuklar
gözyaşından müteşekkil ve umursamazlıktan
bütün atlar vuruldu hizasını kaybedince insan
1961 Amasya – Taşova doğumlu. Evli 6 çocuk babası.Kızılırmak, Martı, Muştu, Edebi Pankart, Aylık Dergi, İzdiham, Yedi İklim, Türk Edebiyatı, Aydos, Dil ve Edebiyat, Mahur Beste ile Birnokta, Karayılkı gibi dergilerde yazdı. Eğitimci olan şairin Fena Halde İyiyim ve Siyah Kuğu adlı iki şiir kitabı bulunmaktadır.