Menu
Ağrı Kesici Bir Lisan
Şiir • Ağrı Kesici Bir Lisan

Ağrı Kesici Bir Lisan

tut ki gece yanlış kapıdan girsin içeri,
üstelik ayakkabılarını çıkartmadan
yağmurunu bulaştıra bulaştıra suya
cebinde dualar, yarısı içilmiş bir sigara
ve Allah’a gönderilmek üzere yazılıp,
unutulmuş naatlarla
üç buçuk urgan taşıyorum boynumda
ev sahibiydim güya dünyada
oysa insan aman
kendi kalbine bile oturuyor kirayla
ben aşk nedir bilmem cancağzım,
yanlış anlaşılmasın,
Zaten geç kaldım hep kendime
geç kaldım akşam ezanıyla eve koşan çocuklara
kendi şiirine bile yabancı üçüncü bir şahıs gibi
geç kaldım bir çok ömre
yetiştim mi bilmem kendime
Ulandım içimdeki çocuğa uyandırmak isterken
sarıp sarmaladım meşguliyetlerini
müşküllerden müşküller beğendim

bu merdivenler çıkmasın varsın,
cami avlusunda unutulsun çocukluk
gece yağmurunu bulaştırır ya suya
açılmamıştır ve bildim suyun derdini
Gördüm müstehcenlik fiille evli
ve insan gördükçe elbette sığınır şiire
çünkü aklı başındaysa kimselerin
bu kadar pahalı bir eylemi sığ.
kalkışmaz nesirle satın almaya

hangi yaraya tuz hangi denize tut beni
hangisine kol kanat öznelere özgürlük
Hiç bilmedim dil bilgisi kuralı
Hiç bilmedim dolaylı mı dolaysız mı tümleç
tümseklerin neden tekil şahıslara yükseldiğini
bilmedim yürümek nereye götürür insanı

ben şimdi hangi kelimeye sığınsam
kentsel dönüşüme uğruyor cümlelerim
hangi duayı okusam kaçak yapılar ricalimde
aşkı anlatsam zoruna gidecek anlatacaklarımın
daha önce öldünüz mü burada
ödünüz koptu mu seveceğim diye birini
öldüm elbet, hem de kaç kere,
birinde de sadece hayata alışmak ne zor
birinde ki moderndir bilirsin yaşadıklarımız
Artık savaş meydanında ölecek mert yok
Konforumda delinerek can vereceğim kollarında.

Ben bildim bileli bu şehir gassalleriyle meşhur
herkes yıkar yüzünü, herkes günah çıkarır:
herkes şekersiz kahve, herkes acıya müptela
herkes kardiyo biseps, herkes opel kombo
Ruhun sarkmasını engelleyen bir egzersiz
İstemez misiniz?
Artık şiiri yazılmaz aşkın
Hangi kardiyo kurtarabilir bu kalpleri artık
Cemal abi dedi aşk için yaz evlat
ve cümle ahu gülistana at fesini
ve ama biz toplumsal nezaketin içinde
büyük bir küfür gibi dururken
merak etme abi, telaffuzumuz düzgün.
bu kadar mübalağadan sonra inkâr olmaz evladım
ve aşk, divanın bütün mazmunlarını utandıracak kadar
ucuz ve etkili bir manipülasyon yöntemi
ah benim nikrizden düşmüş kalbim,
ah benim bir türlü tamamlanmayan uzun,
arsız ve biçare sirkumflex arterim
sen ne zaman toparlan desen
ekşiyor bütün gül reçelleri
sigarayı bırakmak gibi bir planım yok
Çok küstü bana pulmoner arterim
ulan andavallı bu da mı şiir
adam tutup banka dekontlarının arkasına şiir
Kavgalarını ve çocukluğunu tutup şiir
Sapanla taşlasınlar kalifiye şiiri 


benim içimdeki azınlıklar korunur sevgilim,
ekmek kuyruğu origamidir
Sabrı cemildir muhakkak beklemek
emekli maaşıyla geçinmeye çalışan babam
bahçeye her ektiği lahanadan dünyalar devşirir
her seçimden sonra yine de balkona çıkar
saf bir ihtimaldir kazandığı tek zafer
onlar bunu aşk sanıyorlar
Tü kaka ediyorlar aşkı modern şiirde
hayır, bu daha çok idarî bir sorun
bir bakanlık kurulmalı bunun için,
adına geç kalınmış sevgileri ortaya çıkarma bakanlığı denmeli
başına da ben geçmeliyim.
çünkü ömrüm boyu en iyi yaptığım
hiçbir şeyi zamanında yapamamaktır.
babamdan öğrendiğim kadarıyla.
ben zaten kimseye kızamadım tam
bunu da babamdan öğrendiydim önce
kızması gereken şeylere kızmayan her öfkenin altında
çocukluk ve açlık ve kolesterol ararım.
Kimseye kızgın değilim böylece sevgilim
bütün taksitlerimi erteliyorum gelecek aya

Hiç komik bir insan olmadım kabul
Ciddiyet süsü vererek öldürdüm çiçekleri
Algernona attım tüm bıyıklı fotoğrafları
gece geldi su getirdi ayakları şıpır şıpır
ne tuhaf insanın kendi yıkımını
bu kadar süslü anlatması
Her acitasyon bir aliterasyon barındırır
her edebiyat acıyı içleyerek saf
kelimeleri sıraya dizerek yoklamalar aldığım
doğrudur.
acı burada, algernon burada, kurosawa burada,
aklım zaten yok
zaten akıl bizim eve nadiren uğrar
uğradığında üstünde başkasının kıyafeti
şimdi bu bütün mağlubiyetleri ciddiye alıp
kendime yeni bir insan icat edebilirim
sabahları erken kalkar, uyanınca su içer,
gereksiz fotoğrafları siler.
bazen yürüyüş yapar
mütemadiyen susar,
bazen hiç kimseye şiir göndermeyebilirim.
Akşam olunca yani şehrin üstüne eski ve mor ve
hafif namussuz ışık çökünce,
Gözlerim moru mavi olarak görür yaratılış bu.
bütün mağlubiyetlerin yerine bildiğin o divane
bütün ateşkesleri ateşböceklerine emanet
bu sefer yazmayacağım
sadece daha uzun susacağım
biraz şiir, biraz gereksiz cesaret bu
mesela ben bazı kelimeleri ayıramadım emekliye.

Haklı da olsam kırılmam
çünkü acı kıt kanaat geçinir bedenimde
fazla süslü durur üzerimde
acıya eski bir fes ve bir palto,
yamalı mecaz parlak küfürler öğretebilirim.
çıkarız sokağa birlikte
‘’Bir kargaşa ki fecr-i kaziptir’’ deriz

yine çok uzattım,
kısa yazarsam kimse anlamaz diye beni
korkuyorum hayatımdan çıkarmaya seni
koca bir enkaz kaldırılmaz iki mısrada
vinç ister, tunç ister, demir ister,
sabır ister, aş ister, iş ister
yoksa insan kendi bataklığının altında
ciddi bir şekilde ölebilir

SÜLEYMAN

Şair, 1992 doğumlu. Okul hayatının tamamını Konya'da tamamladı. Kahramanmaraş'ta fen bilgisi öğretmenliği yapmakta. Evli ve bir kız babası. Daha önce Fayrap, Mahalle Mektebi ve Sahaf dergilerinde şiirleri yayınlandı.

Diğer Yazıları