Menu
YAKIN TARİH KRONİKLERİ
Şiir • YAKIN TARİH KRONİKLERİ

YAKIN TARİH KRONİKLERİ

Sekel

Kükürt dioksit ve partikül madde. Başları. Siyah fontla yazılmış. Levhalar. Kucağında adamın. Dehşetli gözlerle bakıyor. Ovaya. Çöküyor ağır metal. Psikedelik ve asit. Bulutları. Altında. Açtı kanatlarını. In-A-Gadda-Da-Vida. Honey. Kan kurşun düzeyleri. Yüksek çıkıyor. Çocukların. İstenmedi hiç olsun. Arasında yakınlık. Denizle. Koyun koyuna uzanır. Bayağılık. Pahalılık. Ve ucuzluğu toplumsal hayatın. Dibinde. Cemiyet birsamı. Sünüyor burnundan. Sümük. Lü. Sidikli meşe. Tıslıyor görünce ateşi. Harlıyor kavlak. Kavak. Tan düşen kavrak. Hazır yanmak için. Yüksek ateşte.

Çocuk tarlaları. Uçsuz bucaksız. Pelvis boşlukları. Asia Minor düzlüklerinde. Kırık leğen kemikleri. Ve obsidiyen bıçaklar. Satardım. Laodikeia kumaşları. Giyinirdi soylular. Ve metaı çok bezirganlar. Taşıdı nomosu. Bayık söz. Nâmusu. Yapışıp kalmadan. Sığır kuyruğuna. Durarak uzak. Îneden. Ve kuzlayan külçelerinden. Yayılan pislik. Sıçramış. Tüm organlara. Habis tümör. Artırıyor kendini. Gayretle. Ucundan cânib oturup. Dibinden kesince. Dalı. Düşeceğini bilebilmişmiş. Güya. Kesin bilgiymiş. Her seferinde yanıyormuş pamuk. Ateşe değdirince.

Rüya bitti. Film. Görünecekken tam. MacGuffin. Meşin çantasında sakladığı. Ruhunu. Besliyormuş. Mahzeninde evinin. Tuttuğu fahişe. El yapımı. Tamamen domestik. Piyasalar. FED sinyalleriyle işliyor. Tebid edilemez menkulle. Olacak gibi değil. Vakf. Ve İptida. Nefes almalısın burnundan iyice. Bahsedilince gemisinden. Theseus’un. Ayırmalısın sonra hemen. Semenle kereveti. Boş bırakmaya gelmez. Tarih. Kıtır doludur içi.

Sak sayrımsak. Hoşur. Sıcakta. Kararıyor muhannes. Banka kuyruğunda. Kaptığı cereb. Kaşındırıyor olmalı. Hepimizin birer evi. Duvarlarında. Tempera işi tasvirler. Cenklerden taşıyor. Koynumuzdaki cönklerden. Mısralar. Tersim edilecek. Yumurta akı. İncir sütü. Veya bal. Gibi de kalabilirmiş böylece. Hem tanassur edip. Hem de Müslüman. Halk. Yaşasın için. Refah içinde. Tevsi etmiş. Miş. Hoca Çelebi. İcazeti. Güya. Ayırt edebilmeliymişiz. Gemeinschafttan sefaleti. Bilmeyen var mı. Ne olduğunu. Altında eteğinin. Rengi kıyas kabul etmez. Fersûde derâhim. Avuç avuç simülakr. Lar. Dönüyor durmadan. Başımızın üstünde. Es-Seyfü’s-Sârim. Fırdolayı çıkrıklar. İşliyor. Tıklım tıklım salonda. Spinning. Östrojen. Çığlıklar.


Aşkar dergisinin 71. sayısında yayımlanmıştır.

OSMAN NURİ

1977 yılında Erzurum’da doğdu. Yeni Türk Edebiyatı bilim dalında “Modern Türk Şiirinde Felsefe Dışı Düşünce veya Türkçe Düşünmek” isimli teziyle doktora eğitimini tamamladı. Şiirleri Dergâh, Aşkar, Sepya gibi dergilerde yayımlandı. “Şi’r ve Poíêsis Olarak Modern Türk Şiiri” isimli bir kitabı var.

Diğer Yazıları