Menu
BALKAN ÜÇLEMESİ
Şiir • BALKAN ÜÇLEMESİ

BALKAN ÜÇLEMESİ

I

Tuna, âb-ı hayât yoludur

haritanın bağrında açılmış

cerîha-i zaman durur.

Akan yalnız su değil,

tarihin kanıdır.

Sen bir nehir değilsin

vaktin kabuğu soyulmuş hâlisin.

Hudutlar çizilir, silinir

sen susmadan geçersin.

Haritalar seni hatla yazdı,

ordular iz bıraktı

ilhanlıklar adını

bir zafer cümlesinin ortasına kazıdı

ve sustu, sen yine yürüdün.

Kaynağında dağlar vardı amma

asıl membaın

âdemin gurbetiydi

hasret büyür,

Tuna genişler ve akar.

Belgrad eşik oldu mukadderata,

Budin bir hâtırat yaprağı

Viyana, tamamlanmayan bir cümle gibi

ufukta asılı kaldı.

Osmanlı geldiğinde

sen çoktan hazırdın

yol idin,

omurga idin,

kader hatt-ı hümâyûnu idin.

Sancak gölgesi düştü sularına,

fermanlar yüzdü

geceyle konuşan köprüler

sırrını emanet etti sana.

Tarih elini çekti

sen vazgeçmedin.

Zira bilirdin

devlet geçer,

su akar.


II

Bu şehirler

yalnız taştan bina edilmedi

sükûttan, sabırdan,

yarım kalmış dualardan biriydi.

Mostar’da bir köprü vardı

iki yakayı ve zamanı bağlardı.

Yıkıldı, sonra ayaklandı

taş konuşmadı.

Taş, insanın tahammülünü hıfz etmişti

inkisârında, hafıza derûnuna çekildi.

Saraybosna

bir avlu gibi durur hâlâ

kurşun izleri,

secdeye varmadan kesilmiş

bir duanın ince yerleri.

Minareler

göğe uzandı amma

toprağa da tutundu

mezar taşlarıyla konuştu,

kendisi susar.

Balkan şehirleri

kuşatmayı bildi

amma asıl yıkım

barış zamanlarıydı.

Zira çağdaşlık

taşı yeniler,

hatıra susar.

Baştan yapılan her agorada

bir nakisa vardır

adı anılmaz

taş durur,

hafıza susar.


III

Balkan insanı

daima yoldadır

ne tam gider

ne bütünüyle kalır

içinde bir ses hatırlatır.

Bir bohçada çocukluk,

bir cepte anahtar,

bir lisanda eksik kelime taşır

söylenmeyen her sözü

kalpte anımsar.

Hudutlar değişir,

harfler tebdil olur

lâkin ağıt

aynı yerden sızar.

Bu yüzden

bir Balkanlı sustu mu

uzun susar

çünkü sesi

kaç kez bölündüğünü hatırlar.

Camide duâ ederken

kilise çanını işitir

mezarlıkta

iki alfabe okur

ikisinin de

kendisini çağırdığını anımsar.

Ve bilir

kimlik

tek bir menşeden gelmez.

İnsan yürür,

coğrafya iz bırakır

geriye bir rüya kalır.


Biz Balkanlar’dan geçmedik

Balkanlar

bizim içimizden geçti.

Gece olunca

bir nehir,

bir taş,

bir insan

aynı rüyada

birbirine bergüzar.

Dr. Mümin

Dr. Mümin Ali, eğitimci, Türkolog, şair ve yazardır. Kuzey Makedonya’da doğdu. Lisansını Kuzey Makedonya Devlet Üniversitesi’nde, yüksek lisans ve doktorasını ise İstanbul Üniversitesi’nde tamamladı. “Balkan Türk Edebiyatının Dijital Medyada Görünümü Üzerine Bir İnceleme” başlıklı teziyle Bilim Doktoru unvanını aldı. Şiir, öykü, makaleleri ve düşünce yazıları Köprü, Türkçem, Karabatak, Dil ve Edebiyat, Türk Dili, Bağlar, Nöbettepe, Berdücesi, Derhal gibi dergilerde yayımlandı. Ali, ulusal ve uluslararası sempozyumlarda bildiriler sundu, çeşitli televizyon ve radyo programlarında yer aldı. Emanet - Kelimeler Ötesi (2019), Köprü Dergisi Ekseninde Teşekkül Eden Makedonya Türk Edebiyatı (2022), Güneşi İpe Astık (2023), Kuzey Makedonya Tekke ve Türbeleri (Prof. Dr. İsmail Güleç ile, 2024), Berâber Yaşadığımız ve Yaşlandığımız Kavramlar (2024), Balkan Türküsü ve Şehir Şarkısı (2025) adlı eserleri bulunmaktadır.

Daha fazla görüntüle